Erken Keşif Tasarımı

LEGO denildiğinde genellikle herkesin aklına yapım kılavuzuna bakılarak yapılan bir oyuncak gelir. Oysa benim için LEGO, her şeye dönüştürebildiğim bir yapı taşıdır. Bir çocuğun zorluk seviyesine bakmadan aldığı bir seti yaparken yarım bırakması, bir parçayı eksik taktığı için bozup yeniden yapmak zorunda kalması ya da bir parçanın kaybolması sonucu günlerce onu araması vazgeçme isteği yaratabilir. Ardından da “LEGO ile hiç ilgisi yok” denir.

Oysa küçük bir setle başlayıp, kendi yaptığı tasarımla kendi dünyasını kurması gerekir. Hiçbir hazır oyuncakla oynamak, her parçasında emek olan kendi tasarladığın bir oyuncakla oynamak kadar keyif vermez. Her çocuğun deneyimlemesi gereken ilk somut adım budur. Sonrasında karışık verilen parçalarla basit ama işlevsel tasarımlar yapması teşvik edilebilir. Belki bir kalemlik ya da bir kumbara; her gün zevkle kullanacağı bir tasarım. Ardından yaptığı bir tasarımı sevdiklerine hediye etmesi sağlanabilir. Anneler Günü için bir kalp, Öğretmenler Günü için bir çiçek… Kendi emeğiyle yaptığı bir hediyenin ne kadar kıymetli olduğunu görmesi önemli bir deneyimdir. Tüm bu aşamalardan sonra LEGO bir araç hâline gelir ve çocuk kendi asıl ilgi alanına yönelmeye başlar. İşte bu noktadan sonra LEGO sadece bir oyuncak değil, bir keşif aracıdır. Bu tür atölye deneyimlerinin sonunda “Bu benim yolum mu?” sorusu yerini, “Benim yolum hangisi?” sorusuna bırakır.

More Posts