Foundation Story

8. sınıfta, “Nesnelerin İnterneti Tabanlı Akıllı Musluk Sistemi” projemle TÜBİTAK Türkiye birincisi olmuştum. Patent sürecine kadar ilerlemiş, gazetelere çıkmıştım. Ancak liselere giriş sınavı hazırlıkları nedeniyle projeme devam edemedim. İçimde kalan bu heyecan, lise yıllarımda daha büyük hayallere odaklanmam için bir motivasyon oldu. Liseye başladığımda LEGO tutkumla birleşen bir yolculuğa çıktım.

Görme engelliler için Braille öğrenme uygulaması geliştirdim, Apple’dan ödül aldım ve görme engelli arkadaşlarımla birebir çalışma fırsatı buldum. Ardından The Knowledge Society gibi %5 kabul oranlı seçkin uluslararası programlardan burslu kabul aldım. Bu serüven, Inspirit AI, HundrED, The New York Academy of Sciences, LaunchX gibi burslu diğer programlarla devam etti ve her biri bana yeni bir uluslararası topluluk, vizyon ve fırsat sundu. Bu programlar süresince LinkedIn’i aktif kullanmanın önemini öğrendim, her program ve proje bana yeni bağlantılar ve yeni fırsatlar getirdi. LinkedIn’de 10.000’den fazla bağlantıya ulaştım. Yaz stajımdan, ABD’de kalacak yer bulmaya kadar birçok fırsatı LinkedIn bağlantılarım sayesinde elde ettim. Bugüne kadar 8 farklı sosyal etki projesi geliştirdim, kendi start-up’ımı kurdum, ulusal ve uluslararası ödüller kazandım. Ayrıca Imperial College, Oxford, UCLA, Berkeley, Sabancı gibi üniversitelerde yaz okulu programlarına katıldım. Ama yoğunluk içinde zorlandığım zamanlar da oldu: 9. sınıfta notlarım düştü çünkü her şeyi aynı anda yapmaya çalışıyordum. 10. sınıfta derslerimle projeler arasında denge kurmayı öğrendim ve akademik başarımı toparladım. Ben proje geliştirme sürecini zor ve uzun yoldan öğrendim. Deneme-yanılmalarla ilerledim, bazen finansal sürdürülebilirliği, bazen doğru mentor desteğini, bazen de uluslararası fırsatları bulmakta zorlandım. Arkadaşlarımın benim yaşadığım bu zorlukları yaşamamasını istiyorum. Bu yüzden ACI-Impact Kulübü’nü yalnızca bir proje üretim alanı olarak değil, aynı zamanda deneyim paylaşım merkezi olarak kurmak istedim. Fikir aşamasından sosyal etki projelerinin sürdürülebilir finansmanı için yurtdışı merkezli start-up kurma sürecine kadar tüm yolculuğumu paylaşmayı, katıldığım programlara başvuru dosyalarımı açmayı, mülakatlarda yaşadıklarımı ve en önemlisi bu programların bana kattıklarını aktarmayı hedefliyorum. Ben size derslerle projeler arasında nasıl mükemmel bir denge kurulur anlatamam, çünkü ben de çok zorlandım. Ama şunu söyleyebilirim: her şeye rağmen yaşadığım tüm zorluklar, hatalar ve başarılarla birlikte iyi ki bu yola çıkmışım. Bugün lise hayatım boyunca yaşadığım her deneyim için “iyi ki” diyorum. Şimdi, 11. sınıf öğrencisi olarak bu yolculuğu yalnızca kendim için değil, okulumun alt sınıfları için de bir fırsata dönüştürmek istiyorum. 9. ve 10. sınıfların doğru ve dengeli değerlendirildiğinde hem akademik hem de kişisel gelişim için en kritik yıllar olduğuna inanıyorum. Bu yüzden ACI-Impact Kulübü ile deneyimlerimi paylaşmayı, öğrencilerin sosyal etki projelerine erkenden başlamasına elimden geldiğince katkı sağlamayı ve onları uluslararası fırsatlarla tanıştırmayı hedefliyorum. Bu kulübün geleneği, sadece başkanlık yapmak değil; projeler geliştiren, uluslararası topluluklarda aktif olan ve öğrendiklerini alt sınıflara aktarmaya istekli öğrencilerin liderliğe hazırlanması olacak. Böylece kulüp, bir bilgi aktarım merkezi olmanın ötesine geçerek bir sosyal etki zinciri oluşturacak. Okulumuzun mottosu “Enter to Learn, Depart to Serve.”
Bizim kulüp mottosu ise bunu bir adım ileri taşıyor:“Enter to Learn, Collaborate to Impact, Depart to Serve.”

More Posts